Ne yazmalı ne söylemeli bilemiyorum;
Derinle tatil yapmanın nasıl olduğunu,ne çabuk büyüdüğünü,tatilin ne güzel ne melen bişey olduğunu, ve yine çalışmak zorunda oluşumuzu...
Derin çok dillendi artık.Babasının kıyafelerine karşıyor ayakkabılarını değiştirtiyor.Neden kızım diye sorunca "çüküü (çünkü) sen onu bebekken giy" yani çocuk ayakkabısına benzettiği spor ayakkabılarını çok güzel ifade ediyor çitosum.
"Biz denişe gidiyoş anne oyda aavuz vayy,güneş vaayy,mamalar vay,mikinim(bikini) vay,,,ohhohhh" diye diye ankaradan antalyaya başarıyla vardık :)
Canı isterse" bana yadıım etmeee, ben kendim yapayım",istemezse "bana yadım edemişin yadım edemişinn" diye işini gördüyor.
Çocuk parkı alanı geniş olan otelde her istediğini tutturarak laftan anlamayarak şaşırttı,Kaş ta 190 merdivenlik otelde inip çıkarken sorun çıkartmayışıyla şaşırttı,Adrasanda 1 bütün levreği arkasından bir tabak makarnayı bitirişiyle şaşırttı (günlerdir bi lokma yemeyişine verdik )
Denizde havuzda "çook eeeleneceli çook eeelenceli" diye diye oynadı.Arabaya her binişinde "şimdi neeyee didyoşş biişş?" diyerek her şeyin farkındayım banada söyleyin ,anlatın demeye getirdi...
Kuzen Pelin in ziyaretinde küçük köpekleri Sonya canını her defasında zor kurtardı .Hayvan sevgisi insan sevgisi gelişmiş kızım benim,öldüresiye seviyordu hayvancığı ve kuzeni Pelin 'i :)
Yediğimiz içtiğimiz bizim olsun ,buyrun fotoğraflara bakalım...